Chrıstmas ın Brıstol!

Bu sabaaah yağmur var Bristol’deee gözlerim dolu dolu oluyor bilinmez niye… İstanbul’dan daha kafiyeli durmadı mı Bristol sizce de? Dokunabilir misiniz gözyaşlarıma ellerinizle? Neden tunca benziyor mermer? Bir de nen var kuzum desem tam olacak sanırım 🙂

Nem var doğru, nem var Bristol’de çok fena! Saça fön, göze rimel aman haa! diyim. Neyse ki her ikisi de bana değmeden geçmişti her zamanki gibi 🙂 Bir tek kahvem olsun bana bir şey olmaz modunda aldım bavulumu atladım National Express otobüsüne aldım soluğu Bristol şehrinde.

bristol

Haritada küçülüp de cebime girecekmiş gibi dursa da, Avon Nehri kıyısındaki Bristol; İngiltere’nin tarihteki en büyük liman kentlerinden biri olmakla birlikte ortalama 1.5 milyon nüfusuyla 6. en büyük şehri sıfatını taşımaktadır. Ben otobüsle Londra’dan tam 2 saat 15 dk’da ulaştım kendisine. Molasız ekspres seyahatimde, yol boyu aralıksız süren yağmur eşliğinde ve internet  keyfiyle yolculuk yaptığımdan gayet hızlı bir şekilde kavuştum arkadaşıma. 6 yıldır burada yaşayan Macar asıllı canım arkadaşım önceki seferlerde gelip Londra’da görmüştü beni; bu defa ben O’nun yaşadığı yere geldim ve birlikte 2 harika gün geçirdik…

Otobüs terminalinde kucaklaştıktan  sonra 5-10 dakikalık yürüme mesafesindeki bir başka durağa yürüyüp arkadaşımın yaşadığı yerin otobüsünü bekledik. Çift katlı otobüsle yolculuğumuz da 35 40 dk kadar seyretti ve önünde aşağıda gördüğünüz minik göl olan modern apartmanımıza vardık. 2 kedili sımsıcak kırmızı siyah evimizdeki ilk işimiz -birkaç yüz kere daha kucaklaşmanın ardından tabii- Türk kahvesi pişirip kurabiyelerle birlikte hasret gidermek oldu. Bir sürü dedikodu birikmiş tabii 🙂

 

20161210_11311620161210_124247

20161210_113106

Kahve keyfi, muhabbet derken arkadaşım benim için hazırladığı Macar yemeğini fırına verdi. Yanımda getirdiğim yine el sarması zeytinyağlı lahana dolmaları ile sosisli, yumurtalı, patatesli ve kremalı mis gibi geleneksel yemeğimizi mideye indirmeden önce kutlama amaçlı el yapımı Macar içkilerimizi de içmiş bulunduk, yana yana 🙂 Hava erken karardığından ve biz gerçekten sadece birbirimizle vakit geçirerek vakti iyi değerlendirme derdinde olduğumuzdan o günü kızlar günü ve gecesi olarak evde geçirmeye karar verdik ve şarap-cips menüsüyle How I Met Your Mother ve Grace and Frankie dizilerini izledik art arda… Sonra da cup uykuya 🙂

Ertesi sabah uykumuzu almış bir şekilde bu defa güneşli bir güne uyanarak gayet alaturka bir omletli zeytin-peynir-domatesli serpme 🙂 kahvaltımızı yaptık. Arkadaşım da tıpkı benim gibi sabahları erken kalkarak önce duş sonra da kahveyle güne başladığından kahvaltıdan önce bu seansı da atlamadık elbette.

20161211_10221220161211_083221

Hiçbir işi bana yaptırmamak için çabalayan ve etrafımda dört dönen arkadaşımın elinden yediğim musmutlu kahvaltımdan sonra birlikte evin hemen dibindeki dev alışveriş kompleksine ilerliyoruz. Yapı marketten, giyime, gıdadan teknolojiye pek çok alandaki çeşitli mağazaları gezip, özellikle yılbaşı süslerini inceliyoruz. Ben her gördüğüm kelebekli şeye yapıştığımdan birkaçını da fotoğrafladım tabii 🙂

20161211_111049

Ah şu 7 basit kuralı günlük hayatta  rutinimiz haline getirebilsek…

20161211_111107

Neyse… Mesajlar insanlar için tabii ama yine de en doğrusu her şeyin başı olan sağlığı korumakta… Hem bedensel hem ruhsal! Hem de görsel 😉 Aşağıdakiler şehir merkezi dışında yer alan ve kiraların daha uygun olması sebebiyle halkın çoğunlukla ikamet ettiği mahallelerden ev örnekleri…

20161211_11572220161211_115944

20161211_121744

Klasik İngiliz mimarisi egemen elbette. Önünden bir Uzak Doğulunun geçtiği avm ise sabaha kadar açık olmasıyla ünlü ucuzlar ucuzu Asda… Her taraf Tesco ve Marks and Spencer doluyken Asda ya da Liedl bulmak bence bir turist için büyük nimet…

Otobüsle geldiğimiz şehir merkezindeyse bizi ilk karşılayan bu şelale merdivenler oluyor. Tam Ankara’ya uygulanabilecek bir görsel 🙂 En sevdiğimiz mimari unsur!

20161211_122649.jpg

Merdivenlerin hemen solundaki kanal boyunca şirin bir Noel pazarı kurulmuş; her türlü el ve ev yapımı göz nuru ürün satışta. Geliri evsizlere verilmek üzere satış yapılan tezgahlar da mevcut…

20161211_122706.jpg
Noel Marketi
20161211_123457
Noel Marketinin solundaki kanal boyunca uzanan botlar20161211_123502
20161211_123639
Veee İngiltere’de eğlence fuarlarının temel unsuru olan dönme dolap! Bir Londra gözü olmasa da oldukça büyük ve şık.

 

20161211_123901

 

20161211_123923
Bu gördüğünüz de Chicago’daki fasulye olarak da bilinen meşhur Bulut Kapısı’nın minimal bir kopyası, hemen yanında yer alan buz pateni pistinin yansımalarını üzerinde görmek mümkün. Gerçeğini 2 kere görme ve sayısı foto çekilme şansım olduğundan ‘Aa ben bunun gerçeğini gördüm fotoğrafa gerek yok…’ diyebilme zevkine de erişmedim değil 😛

20161211_124653

 

Bristol’deki yürüyüşümüze sahil bölgesinden devam ediyoruz ve son derece modern binalarla çevrili İzmir havasındaki bu bölgede deniz havasını alarak merkeze geri dönüyoruz…

20161211_124722

20161211_125242
Bristol kumarhaneleriyle de oldukça ünlü bir şehir olduğundan karşımıza sık sık Casino’lar çıkıyor, alelade eğlence merkezleri gibi…
20161211_125643
Bu tarihi ancak bir o kadar da modern bina ise bir devlet okulu, insanım burada okuyası gelmez de ne’si gelir… Türkiye’de ancak Robert Koleji ya da Boğaziçi Üniversitesi gibi sayılı kurumlarında görülebilen bu şatovari yapılar İngiltere’nin hemen her bölgesine hakim… Bilhassa Cambridge, sarı-kahve tonlarındaki özenle korunmuş Ortaçağ mimarisiyle açık hava müzesinde dolaşıyor hissi yaratmakta…

20161211_125645

 

Ortaçağ demişken, huzurlarınızda  1140’a tarihlenen görkemli Bristol Katedrali. Kendisi şehrin simgesel binası olmasının yanı sıra aynı zamanda turistler için de bir cazibe merkezi niteliğinde. Oldukça geniş bir alana yayılmış olan bu gotik katedral, kendisinden 20 sene sonra inşaasına başlanmış olan ve Strazburg’da yer alan Notre Dame Katedrali’yle de benzerlik gösteriyor. Tabii bu tamamen benim yorumum olmakla birlikte bu konuda daha detaylı bilgi almak üzere Mimar arkadaşıma danışmak üzere sizi resimleriyle baş başa bırakıyorum… 

20161211_12574820161211_12575320161211_12592520161211_130036

Katedrali etraflıca gezip mumumuzu da yaktıktan sonra yeniden gün ışığına çıkıp kendimizi büyüklü küçüklü Santa’ların arasında şehrin akışına teslim ediyoruz…

 

20161211_131313
Böyle bir şehre de böyle oteller yakışır tabii..
20161211_131431
Santa’lar koşuyordu! Bebek arabalı çiftler mi dersiniz, yaşlılar mı, gençler mi… Üstlerinde numaralarıyla hepsi oradaydı, ödül neydi acaba 🙂

20161211_13154920161211_132425

Şehrin bir diğer yanına doğru geçiş yaparken, tarih kokan sokakları fotoğraflamadan edemiyorum. Yılbaşına yakışır şıklıktaki kadınlar, sokak yemeği ve sıcak şarap sunulan sokak marketleri ile tatlı bir telaş hissi yayıyor Bristol…

20161211_132442
Bu Domino’s motorsikletlerinin burada ne işi var diye düşünebilirsiniz, kendileri tarihi bir kilisenin arka kapısındaki park alanlarıyla bana göre oldukça manidar bir duruş sergilemiş 🙂 Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler sözü geliyor aklıma, ve sanırım anlayan anlıyor 😉

20161211_13261220161211_13270720161211_13294420161211_14311220161211_144141

Bristol’ün nispeten daha egzotik hissettiren bölümünü gezmeyi tamamladıktan sonra aşağıda göreceğiniz alışveriş merkezleriyle dolu diğer yüzünü görmeye geliyor sıra. Gün boyunca şunu da deneyelim bunu da tadalım derken sıcak şarap çarpması yaşadığımı da sözlerime eklemeliyim 🙂 

20161211_14421620161211_14471520161211_144809

Yukarıdaki 2 resimde gördükleriniz son yıllara damgasını vuran elektronik sigara ve esanslarının çekildiği bir dükkana ait. Türkiye’de daha önce böyle bir mağaza görmediğimden tam bir turist edasıyla yaklaşıyorum duruma. Sanırım içinde duman tüttürmenin yasak olmadığı tek kapalı mekan da burası 🙂

20161211_14533520161211_14581720161211_150646

20161211_150655
Son sıcak şarabımı bu kardeşimizin elinden içerek yeterince doymuş bir halde tamamlıyorum şarap tadımımı 🙂 Bir dahaki gidişimde en iyisini nerede bulacağımı biliyorum artık 🙂

 

20161211_154553
Sokak marketleri kadar keyif vermese de oldukça güzel tasarlanmış olan bu AVM’yi de tavaf edip akşam yemeğimizi yiyoruz. Yakında görüşürüz Bristol, kendine iyi bak 😉

No!no!no!nottt: Yazımız elbette Noel kırmızısı! Aşk ve şarap gibi tüm sıcaklıkların rengi! 2017’nin herkes için güzel sürprizlerle, kendim içinse seyahatlerle dolu bir yıl olmasını diler, müsaadelerinizle kaçarım 🙂

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s